AK Parti Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın Burdur Valisi tarafından tehdit edildiği iddiasıyla Ankara Valiliğine koruma başvurusu yaptığının basına yansıması ve ardından gelen açıklamalar gündemdeki yerini korurken, tartışmalara Zafer Partisi’nin tek belediye başkanı olan Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz yayımladığı kamuoyu mesajıyla katıldı.
“Asıl Hedef Valiler Kararnamesi”
İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Valiler Kararnamesi öncesinde bu tür iddiaların ortaya atılmasının tesadüf olmadığını savunan Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz, yaşananların siyasi bir hedef doğrultusunda yürütüldüğünü iddia etti. Google aramalarında ‘Valiler Kararnamesi’ başlığına dikkat çeken Alagöz, sürecin Vali’yi görevden aldırma amacına yönelik bir algı operasyonuna dönüştürüldüğünü iddia etti.
“Hitler ve Goebbels Taktikleri Kullanılıyor”
Tepkisini sert ifadelerle dile getiren Ümit Alagöz, iddiaların kamuoyuna sunuluş biçimini propaganda yöntemlerine benzeterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hedeflerine ulaşabilmek için neler yaptıklarını, Hitler Almanyası Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in ve Hitler’in taktiklerine bakarak anlayabilirsiniz. ‘Sürekli Tekrar’ ve ‘Büyük Yalan’ ilkeleriyle hareket ediliyor. Yalan ne kadar büyük ve cüretkâr olursa kitlelerin inanma ihtimali o kadar yükselir anlayışıyla, basının karşısına geçilip aynı iddialar tekrarlanıyor.”
“1 Yıl Sonra Neden Şimdi Dilekçe Verildi?”
Milletvekili Adem Korkmaz’ın katıldığı bir televizyon programındaki “1 yıldır bu tehdidin ağırlığıyla yaşıyorum” sözlerine dikkat çeken Başkan Alagöz, zamanlama çelişkisine vurgu yaparak şu soruları yöneltti:
“İddia edildiği gibi 1 yıl önce bir tehdit alındıysa, neden 1 yıl beklenip tam Valiler Kararnamesi hazırlanırken 09.09.2026 tarihinde başvuru yapıldı? Dilekçede olayın 1 yıl önce gerçekleştiği neden belirtilmedi ve saklandı? Kararname döneminde sürekli basının önüne çıkılması tesadüf müdür?”
“Cevap Veremeyecek Bir Kamu Görevlisine Karşı Yapılması Etik Değil”
Bir kamu görevlisinin siyasetçiler gibi basın yoluyla cevap veremeyecek konumda olmasının fırsat bilindiğini savunan Ümit Alagöz, bu tutumun etik dışı olduğunu ifade etti.
Açıklamasını Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığına göndermede bulunarak sonlandıran Alagöz, hükümetin halkın taleplerine mi yoksa “muhteris siyasetçilerin” hesaplarına mı prim vereceğinin yakında görüleceğini kaydetti.