Isparta bölgesinde bugün hissedilen hafif şiddetteki peş peşe depremler kentte kısa süreli bir tedirginliğe yol açarken, sarsıntıların ardından sosyal medyada paylaşılan bir iddia dikkatleri üzerine çekti.
Deprem hareketlilikleri üzerine çalışmalar yürüten Sadi Başer, Isparta’da meydana gelen sarsıntıların ardından sosyal medya hesabı üzerinden grafik verileri ve bir akademisyenle yaptığı iddia edilen yazışmaları kamuoyuyla paylaştı. Başer, kendi geliştirdiği deprem algılama sisteminin, sarsıntılardan saatler önce bölgedeki dikey değerlerde yaşanan olağan dışı hareketliliği kaydettiğini öne sürdü.
Yaptığı paylaşımda kendi internet sitesini de referans gösteren Sadi Başer, üniversiteden değerli bir hocasıyla kenti etkileyen hareketlilik üzerine anlık mesajlaşma gerçekleştirdiklerini belirtti. Sistem üzerindeki Isparta dikey değerleri grafiğinde yaşanan ani yükselişleri ve anlık veri akışlarını kanıt olarak sunan Başer, Isparta’daki cihazın sarsıntı öncesindeki sismik değişimleri canlı olarak kaydederek bu sınavı başarıyla geçtiğini iddia etti.
Paylaşılan anlık mesajlaşma görsellerinde, Güneybatı bölgesine ait hafif kuvvette veri kayıtlarının görüldüğü ve sistemin anlık sismik dalgalanmaları önceden okuduğuna dair ifadeler yer aldı. Isparta’da peş peşe yaşanan hafif sarsıntıların hemen ardından gelen bu iddia, sosyal medyada ve kent sakinleri arasında şimdiden geniş bir yankı buldu.
BİLİMSEL ARKA PLAN VE EDİTÖR NOTU
Jeoloji ve jeofizik uzmanları, tüm dünyada depremlerin “saatler öncesinden” kesin olarak tahmin edilmesini sağlayan bilimsel olarak kanıtlanmış resmi bir sistemin henüz bulunmadığını vurguluyor. Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi deprem teknolojisinde zirvede olan ülkelerde dahi şu an kullanılan en ileri teknoloji, depremi önceden bilen değil, deprem başladığı an ortaya çıkan sismik dalgaları yakalayarak en fazla 3 ile 45 saniye arasında zaman kazandıran “Deprem Erken Uyarı Sistemleri” olarak biliniyor.
Sadi Başer gibi bağımsız araştırmacıların kurduğu sistemler ise genellikle fay hatlarındaki stres birikimiyle ortaya çıkan anlık elektromanyetik dalgalanmaları, radon gazı çıkışlarını veya insanın hissetmeyeceği mikro sismik hareketlilikleri takip ediyor. Bu tür cihazlar o an bölgede yaşanan sismik veya elektriksel bir anomaliliği grafiklere yansıtabilse de bilim dünyası bu hareketliliklerin her zaman kesin bir depremle sonuçlanacağını garanti edemediği için bu iddialara temkinli yaklaşıyor.