Isparta’da dün kısa süre içerisinde meydana gelen peş peşe üç hafif şiddetteki deprem kent sakinleri arasında tedirginliğe yol açarken, sarsıntıların perde arkasına dair resmi ve bilimsel açıklama Kanal 32 ekranlarından geldi.

Kentte hissedilen 2.1, 2.2 ve 2.6 büyüklüğündeki sarsıntıları değerlendiren Sismolog Profesör Doktor Şakir Şahin, küçük ölçekli bu depremlerin neden bu kadar yoğun hissedildiğine dair çarpıcı zemin bilgilerini kamuoyuyla paylaştı.

İlk iki depremin yerin 5 kilometre derinliğinde olması sebebiyle pek hissedilmediğini belirten Şahin, son olarak meydana gelen 2.6 büyüklüğündeki sarsıntının yerin sadece 2 kilometre altında, yani yüzeye çok yakın gerçekleşmesi nedeniyle belirgin şekilde algılandığını ifade etti.

Isparta’nın jeolojik olarak gevşek zeminli bir havza içerisine kurulduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şakir Şahin, bu havzanın en derin yerinin yaklaşık 510 metreyi bulduğunu ve içeri giren deprem dalgalarının periyodu uzatarak adeta havza içinde gezdiğini dile getirdi.

Gevşek zemin yapısı ve dalga büyümesi nedeniyle küçük depremlerin dahi kenti beşik gibi salladığını vurgulayan Şahin, teknik olarak Isparta havzasının milimetrik düzeyde de olsa yıllar içinde genişleyip büyüdüğünü ve bu genişlemeden kaynaklı bir çökme yaşandığını, sarsıntıların bu yüzden fazla hissedildiğini açıkladı.

Bölgenin sismik risk haritasına da değinen ünlü sismolog, kentin güneyini sınırlayan iç fayların yanı sıra asıl tehdidin Fethiye-Burdur fayı ile Aksu bindirmesi olduğunu hatırlattı. Fethiye-Burdur hattında 1971 yılından bu yana 6 büyüklüğüne ulaşabilecek bir enerji birikiminin mevcut olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şakir Şahin, havza zeminindeki büyüme etkisinden dolayı çevre hatlardaki büyük depremlerin de binalara gelen yükü artırabileceğini belirterek yapı stokunun önemine dolaylı olarak dikkat çekti.